+90 553 661 52 02 [email protected]

Elinizde bir mahkeme kararı bulunması, başlattığınız ilamlı icra takibinin mutlaka geçerli olacağı anlamına gelmez. İlamlı icra takibi sürecinde yapılan bazı hatalar, alacağın tahsilini geciktirebildiği gibi, belirli koşullarda takibin iptali sebeplerine neden olabilir. Özellikle ilamın kapsamının aşılması, hükmedilmeyen bir alacağın takibe konulması veya icra işlemlerinin usule aykırı şekilde yürütülmesi, taraflar bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurabilir. Peki, ilamlı icra takibinde hangi hatalar takibin iptaline yol açar? Alacaklı ve borçlu açısından kritik önem taşıyan bu sorunun cevabını, uygulamadaki temel örnekler üzerinden inceleyelim.

ilamlı icra takibi ve icra takibinin iptali

İLAMLI İCRA TAKİBİ VE TAKİBİN İPTALİ NEDİR?

Tanımlamak gerekirse İlamlı icra takibi, verilen bir mahkeme kararı neticesinde aleyhine karar verilen yani mahkeme kararına göre borçlu olan kişidir. Takibin iptali ise borçlunun haksız icra takibine itiraz etmesi halinde meydana gelmektedir. Eğer borçlu ica takibine itiraz ederse mahkeme kararıyla icra takibi kısmen veya tamamen kaldırılabilir. Fakat burada önemli olan nokta, takibin ilamlı icra takibi olmasıdır. Şöyle ki, zaten ilamsız icra takibine 7 gün içerisinde itiraz etme hakkı vardır. İlamlı icra takibi ise itiraz ile durdurulmamaktadır. İlamlı icra takibine karşı ya şikayet yoluna başvurmak gerekiyor.

İlamlı İcra Takibinde Yapılan Hatalar: Takibin İptaline Yol Açan Durumlar

Haksız bir icra takibi ile karşılaşan borçlu İlamlı İcra Takibi Nasıl İptal Edilir? Hangi Hatalar Takibin İptaline Yol Açar? sorularını gündeme getirmekte olup bu yazımızda bu hukuki sorunları detaylıca anlatacağız. Takibin dayanağı olan mahkeme kararının yani ilamın kapsamının aşılması, borcun sona ermiş olması, takipte taraf veya miktar bakımından hataya düşülmesi ya da icra takibinin usul ve esaslarına aykırı işlemler yapılması, somut olayın özelliklerine göre takibin iptaline veya icra işlemlerinin şikâyet yoluyla kaldırılmasına neden olabilir. Bu nedenle hakkında ilamlı icra takibi başlatılan kişinin, ödeme emrini ve takip dosyasını dikkatle inceleyerek hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını değerlendirmesi büyük önem taşır. Peki, ilamlı icra takibi hangi durumlarda iptal edilir ve borçlu hangi hukuki yollara başvurmalıdır ?

Takibin iptali ile ilgili ilk olarak uygulamada yapılan hatalara bakalım.

İlamda TARAF OLMAYAN KİŞİYE KARŞI İLAMLI İCRA TAKİBİ

Burada en önemli nokta, ilamda yani mahkeme kararında borçlu kişinin mutlaka isminin geçmesidir. Eğer mahkeme kararında ismi geçmeyen bir kişi hakkında icra takibi başlatılırsa bu icra takibi iptal edilebilir. Mahkeme kararında ismi geçmeyen bir kişi hakkında ilamlı icra takibi değil yalnızca ilamsız icra takibi yapılabilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi kararında bu sebeple takibin iptaline karar verilmiştir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2016/18248 Esas No, 2017/7712 Karar No, 25.05.2017 Karar Tarihi

” İlamlı takibe yasada belirtilen nedenlerle ancak itiraz edilebilir. İlamlı takipte temel ilkeler mevcuttur. Bir ilamın ilamlı takibe konu edilebilmesi için açık, net, likit, eda hükmü içermesi gerekir. İlama konu hükümde borçlunun kim olduğu, takipte muhatabın kim olduğu konusunda hiçbir kuşku olmamalıdır. İlam hükmünün kime yada kimlere yönelik olduğu konusunda duraksamamak gerekir. İlamlı takibe itiraz nedenleri yasada sınırlı bir şekilde belirtilmiştir. Şikayetçinin talebi İİK’nun 33. maddesi hükmü kapsamında bir itiraz değildir. İlamda davalı olarak yer almadığını, yargılamasında bulunmadığını iddia etmektedir. Talep İİK’nun 16. maddesi yollamasıyla İİK.nun 41. maddesine dayalı şikayet olarak değerlendirilebilir. Yerel mahkeme kararında da belirtildiği gibi, ilamda taraf olmayan takip talebinde borçlu olarak yer almayan davacıya icra emri gönderilmesi ilamlı takip hükümlerine uygun değildir. Bu doğrultuda, Dairemizin yeni oluşan içtihatları ile kat maliklerine karşı ilama atıf yapılmak suretiyle ancak ilamsız takip yapılabilir. Anılan takibe itiraz halinde ise; tamamı belirlenen borçtan, itiraz eden kat malikinin sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarı alacaklı tarafından açılacak itirazın iptali yargılamasında belirlenebilir. İlamın yargılamasında yer almayan takip konusu borcun ne kadarlık kısmından sorumlu olduğu ilamdan net bir şekilde anlaşılamayan kişilere ilamlı takibin yöneltilmesi ve icra emri gönderilmesi, ilamlı takip hükümlerine uygun değildir. ”

Kararda da açıklandığı gibi ilamlı icra takibi başlatabilmek için ilamda mutlaka borçlunun ismi geçmelidir. Uygulamada en sık karşılaştığımız hatalardan birini anlatalım. Örneğin, mahkeme bir sitenin Yönetim Kurulu aleyhine karar verdi. Yönetim Kurulu yerine borçlu olarak kat malikine işlem yapılması hukuka uygun olmaz. Kat malikleri için sadece İlamsız İcra Takibi başlatılabilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Kararında bu durum açıklanmaktadır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2016/18248 Esas No, 2017/7712 Karar No, 25.05.2017 Karar Tarihi

İcra takibine dayanak yapılan ilamın incelenmesinde, davalı olarak Ö….ve B Blok Yönetim Kurulunun gösterildiği ve Mahkemece adı geçen hakkında hüküm tesis edildiği, daha sonra şikayet eden kat malikine icra emri gönderildiği anlaşılmaktadır. İlamlı icrada borçlu ilam aleyhine olan yani ilama göre borçlu olan kişidir.
İlamlı icrada borçlu yedi gün içinde icra dairesine başvurarak icra emrine itiraz ediyorum demek suretiyle ilamlı icra takibini durdurma imkanına sahip değildir.
Borçlu yalnızca, İİK’nun 33. maddesi hükmü gereğince, borcu ödemiş olması, alacaklıdan mehil almış olması veya ilamın zamanaşımına uğramış olması halinde İcra Mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. İcra emrine bu şekilde itiraz edilmiş olması, icra takibini kendiliğinden durdurmaz.
İlamlı takibe ancak yasada belirtilen nedenlerle itiraz edilebilir. İlamlı takipte temel ilkeler mevcuttur. Bir ilamın ilamlı takibe konu edilebilmesi için açık, net, likit, eda hükmü içermesi gerekir. İlama konu hükümde borçlunun kim olduğu, takipte muhatabın kim olduğu konusunda hiçbir kuşku olmamalıdır. İlam hükmünün kime yada kimlere yönelik olduğu konusunda duraksamamak gerekir.
İlamlı takibe itiraz nedenleri yasada sınırlı bir şekilde belirtilmiştir. Şikayetçinin talebi İİK’nun 33. maddesi hükmü kapsamında bir itiraz değildir. İlamda davalı olarak yer almadığını, yargılamasında bulunmadığını iddia etmektedir.
Talep İİK’nun 16. maddesi yollamasıyla İİK.nun 41. maddesine dayalı şikayet olarak değerlendirilebilir.
Yerel Mahkeme kararında da belirtildiği gibi, ilamda taraf olmayan takip talebinde borçlu olarak yer almayan davacıya icra emri gönderilmesi ilamlı takip hükümlerine uygun değildir. Bu doğrultuda, Dairemizin yeni oluşan içtihatları ile yönetim aleyhine başlattıkları takipte kat maliklerine İİK’nun 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilebileceği gibi kat maliklerine karşı ilama atıf yapılmak suretiyle ancak ilamsız takip yapılabilir. Anılan takibe itiraz halinde ise; tamamı belirlenen borçtan, itiraz eden kat malikinin sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarı alacaklı tarafından açılacak itirazın iptali yargılamasında belirlenebilir. İlamın yargılamasında yer almayan takip konusu borcun ne kadarlık kısmından sorumlu olduğu ilamdan net bir şekilde anlaşılamayan kişilere ilamlı takibin yöneltilmesi ve icra emri gönderilmesi, ilamlı takip hükümlerine uygun değildir.

İLAMLI İCRA TAKİBİNİ ŞİKAYET SÜRESİ, YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME

Normalde bir icra takibinin şikayet süresi 7 gündür. Fakat İlamlı İcra Takibi istinai olarak kanunda farkı düzenlenmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin aşağıda yer verdiğimiz kararında da açıkça vurgulanmıştır. Eğer bir ilama yani mahkeme kararına aykırılık varsa buna itirazın süresi yoktur. O halde, ilama aykırı bir icra takibi süresiz şikayet kapsamındadır. Borçlu, süreye bağlı olmaksızın her zaman takibin iptalini talep edebilir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2016/18248 Esas No, 2017/7712 Karar No, 25.05.2017 Karar Tarihi
”Mahkemece şikayetin yedi günlük yasal süre içerisinde yapılmadığı ve icra emrinin ilama uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Mahkemece, ilama aykırılığın süresiz şikayete tabi olduğu ve her zaman ileri sürülebileceği (HGK’nun 21.06.2000 tarih, 2000/12-1002 sayılı kararı) gözetilmeden şikayetin süreden reddi hatalı olmuştur.”

Yetkili mahkeme icra takibinin başlatıldığı icra dairesinin bulunduğu yerdir. Görevli Mahkeme ise o yerdeki İcra Mahkemeleridir.

Av.Aslı Arslantaş