+90 553 661 52 02 [email protected]

Hukuk devletlerinde bireylerin özgürlükleri anayasal güvenceler altındadır. Ancak bazen hukuki hatalar veya yanlış değerlendirmeler sonucu kişiler haksız yere tutuklanabilmektedir. Haksız tutuklama, bireyin özgürlüğünün hukuka aykırı bir şekilde kısıtlanması anlamına gelirmektedir. Bu durum mağdurun maddi ve manevi zarar görmesine neden olmaktadır. Bu nedenle, haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası, mağdurun zararlarının giderilmesi açısından önemli bir hukuki mekanizmadır. Haksız tutuklama nedeniyle mağdurlar, hukuki yollarla tazminat talebinde bulunabilirler. Türkiye’de bu durum Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 141-144 arasında düzenlenmiştir. Bununla birlikte sürecin avukat tarafından takip edilmesi önemlidir. Hukuki destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

haksız tutuklama gözaltı arama ve el koyma nedir

Haksız Tutuklama, Gözaltı, Arama ve El Koyma Nedir? (CMK 141)

Türk Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 141. Madde, haksız yere tutuklanan, gözaltına alınan, araması yapılan veya malvarlığına el konulan kişilerin haklarını düzenler. Bu maddenin amacı, bireylerin özgürlüklerinin korunması ve devletin keyfi uygulamalara karşı denetlenmesidir.


1. Haksız Tutuklama (CMK 141/1)

Haksız tutuklama, bir kişinin, suçlu olmadığı halde suçluymuş gibi tutuklanması durumudur. Eğer kişi tutuklandıktan sonra mahkeme veya yargı mercisi, tutuklamayı haksız ve gerekçesiz bulursa, kişi bu süre için tazminat talep edebilmektedir. Haksız tutuklamaya uğrayan kişi, tutuklu kaldığı süre zarfında maddi ve manevi zarara uğramışsa, bu zararların devlet tarafından karşılanması gerekir.


2. Haksız Gözaltı (CMK 141/2)

Gözaltı, şüpheli veya sanığın polis veya jandarma tarafından belirli bir suçla ilişkilendirilerek alıkonmasıdır. Eğer bir kişi, haksız yere gözaltına alınırsa ve sonrasında serbest bırakılırsa, gözaltı süresinde uğranan zararlara karşı devlet tazminat ödemekle yükümlüdür. Gözaltı süresi boyunca yapılan keyfi muameleler veya hak ihlalleri de tazminata sebep olabilmektedir.


3. Haksız Arama (CMK 141/3)

Arama, bir suçun delillerine ulaşmak amacıyla, kişinin üzerinde, evinde veya işyerinde yapılan yasal bir işlemdir. Ancak, arama hukuka aykırı şekilde yapılırsa, yani arama izni olmadan veya gereksiz yere yapılırsa, bu haksız arama sayılmaktadır. Haksız arama nedeniyle mağdur olan kişi, devlet aleyhine tazminat talebinde bulunabilmektedir. Arama sırasında, kişiye veya malvarlığına verilen zararlar, yine devlete ödenmektedir.


4. Haksız El Koyma (CMK 141/4)

El koyma, bir suçun delili olabileceği düşünülen eşya veya mallara el konulması işlemidir. Eğer bir kişi, suçla ilgisi olmayan bir malı haksız şekilde el koymaya tabi tutulursa, bu kişi de devletin tazminat yükümlülüğü altına girer. El koyma işlemi sırasında, kişinin malvarlığına verilen zararlar veya kayıplar tazmin edilmelidir.

CMK 141. Madde, keyfi uygulamaların engellenmesini ve hak ihlallerinin tazmin edilmesini sağlamak amacıyla, haksız tutuklama, gözaltı, arama ve el koyma durumlarında mağdur olan kişilerin devlete karşı tazminat taleplerini düzenler. Bu madde, bireylerin özgürlüklerinin korunmasına yönelik önemli bir güvencedir. Haksız yere gözaltına alınan, tutuklanan veya malvarlığına el koyulan kişiler, devlet tarafından uğradıkları zararın giderilmesini talep edebilirler.

Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Nasıl Talep Edilir?

Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) yer alan koruma tedbirleri ile ilgili tazminat talepleri, kişilerin hukuka aykırı bir şekilde mağduriyet yaşadığı durumlar için düzenlenmiştir. Koruma tedbirleri, belirli suçların soruşturulması sırasında suç şüphelisinin veya mağdurun can güvenliğini korumak, delilleri toplamak veya suçların önlenmesi amacıyla uygulanmaktadır. Ancak bu tedbirlerin hukuka aykırı bir şekilde uygulanması, kişiye zarar verebilmektedir. İşte böyle durumlarda tazminat talep edilebilmektedir.

Koruma Tedbirleri Kapsamında Uygulanan İşlemler:

  • Gözaltı
  • Tutuklama
  • Ev hapsi
  • Elektronik kelepçe
  • Adli kontrol tedbirleri
  • İletişimin dinlenmesi
  • Malvarlığına el koyma
  • Arama ve el koyma

Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Talep Etme Hakkı:

Bu tedbir nedeniyle mağdur olan kişi, hukuka aykırı bir tedbir nedeniyle zarar görmesi durumunda tazminat talep edebilir. Bu tazminat, uygulanan tedbirin hukuka aykırı olduğunun mahkeme kararı ile belirlenmesiyle mümkündür. Tazminat, mağdurun uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesini amaçlar.

Tazminat Talep Etme Süreci:

  1. Hukuka Aykırılığın Tespit Edilmesi:
    İlk olarak, kişinin uygulanan koruma tedbirinin hukuka aykırı olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Örneğin, haksız yere tutuklanmış veya gözaltına alınmış bir kişi, hukuka aykırılığı ispat etmelidir. Ayrıca tedbirin haksız uygulandığını da ispat etmesi gerekmektedir.
    Mahkeme, tedbirin keyfi ya da yasal olmayan bir şekilde uygulanıp uygulanmadığını değerlendirir.
  2. Mahkeme Kararı ile Tazminat Talebi:
    Koruma tedbirinin hukuka aykırı olduğu mahkeme tarafından onaylanırsa, mağdur devlete karşı tazminat davası açabilir. Bu dava, zarar gören kişinin, uğradığı maddi zararlar ve manevi zararlar için açılabilir. Örneğin kaybolan gelir maddi zarar, yaşadığı ruhsal sıkıntılar ise manevi zarardır.
  3. Devletin Tazminat Yükümlülüğü:
    Haksız tutuklama, gözaltı, ev hapsi, iletişimin dinlenmesi gibi koruma tedbirleri sonucu hukuka aykırı bir mağduriyet yaşanıyorsa, devlet bu zararları karşılamakla yükümlüdür. Mahkeme, mağdurun zararlarının karşılanması için tazminat ödenmesine karar verebilir.
  4. Tazminatın Miktarı:
    Tazminatın miktarı, mağdurun uğradığı zararın türüne ve büyüklüğüne göre belirlenir. Maddi zararlar, örneğin iş kaybı, tedavi masrafları gibi somut zararlarla ölçülür. Manevi zararlar ise, kişinin psikolojik veya duygusal zararları dikkate alınarak belirlenir.
  5. Tazminat Talebinin Reddi ve İtiraz Hakkı:
    Eğer mahkeme, koruma tedbirinin hukuka uygun olduğunu değerlendirirse, tazminat talebi reddedilebilir. Ancak mağdur, bu karara itiraz etme hakkına sahiptir.

Koruma tedbirleri, kişinin hak ve özgürlüklerini sınırlayan önlemlerdir. Bu sebeple, hukuka aykırı bir şekilde uygulandığında mağduriyetlere yol açmaktadır. Bu mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla, tazminat talep etme hakkı mevcuttur. Devlet, keyfi tedbir uygulamalarının mağduriyet yaratması halinde, zarar gören kişiye tazminat ödemek zorundadır. Tazminat talebi, yasal süreçler ve mahkeme kararları ile yapılır. Tazminat tutarı belirlenirken mağdurun uğradığı zararlar dikkate alınmaktadır.

Koruma Tedbirleri Nedeniyle Hangi Hallerde Tazminat Davası Açılabilir? (CMK 141)

Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) göre, koruma tedbirleri, suç şüphelilerinin ve mağdurların haklarının korunması amacıyla uygulanmaktadır. Ancak bazı durumlarda, koruma tedbirlerinin hukuka aykırı bir şekilde uygulanması, kişilerin özgürlüklerini ihlal eder. Bu durum, mağduriyetlere yol açmaktadır. Böyle bir durumda, mağdur olan kişi, tazminat davası açma hakkına sahip olabilir. İşte koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açılabilecek haller:

1. Haksız Tutuklama

Eğer bir kişi haksız yere tutuklanmış ve tutuklama kararı daha sonra mahkeme tarafından hukuka aykırı bulunmuşsa, tutuklamanın yapıldığı süre boyunca kişi maddi ve manevi zararlar yaşayabilir. Bu durumda, tutuklama işlemi hukuksuz olduğu için, mağdur kişi devlete karşı tazminat talep edebilir. Tazminat, mağdurun uğradığı zararların karşılanması amacıyla ödenir.

2. Haksız Gözaltı

Gözaltı, bir kişinin suç işlediği şüphesiyle belirli bir süre boyunca alıkonulmasıdır. Ancak, gözaltı işleminin hukuka aykırı yapılması durumunda, kişi hukuksuz bir şekilde gözaltında tutulmuş olur. Örneğin, gözaltı süresinin aşılması veya yasal dayanağının olmaması. Bu durumda da, haksız gözaltı nedeniyle mağduriyet yaşayan kişi, devlet aleyhine tazminat davası açabilir.

3. Haksız Arama

Bir kişinin evinde, işyerinde veya üzerinde yapılan aramanın hukuka aykırı bir şekilde yapılması, o kişinin özel hayatına ve malvarlığına zarar verecektir. Eğer arama izni olmadan veya gerekçe göstermeksizin yapılırsa, bu durum haksız arama sayılır. Haksız arama nedeniyle kişi, mağduriyetini gidermek amacıyla tazminat davası açabilir.

4. Haksız Malvarlığına El Koyma

Bir suçun delillerini toplamak amacıyla kişinin malvarlığına el konulması işlemi yapılabilir. Ancak, hukuka aykırı bir şekilde, haksız el koyma söz konusu olur. Örneğin, suçla ilgisi olmayan bir malın yanlışlıkla el konulması durumunda haksız el koyma söz konusudur. Bu durumda kişi, el konulan malın geri verilmesi ve zararlarının tazmin edilmesi için tazminat davası açabilir.

5. Adli Kontrol ve Ev Hapsi

Adli kontrol veya ev hapsi gibi koruma tedbirlerinin hukuka aykırı uygulanması, kişinin özgürlüğünün ihlali anlamına gelebilir. Örneğin, kişi yasal sürenin ötesinde ev hapsinde tutulmuşsa tazminat talep edebilir. Bununla birlikte, adli kontrol şartları yerine getirilmeden uygulanmışsa, mağdur kişi, devlet aleyhine tazminat talep edebilir.

6. Haksız İletişimin Dinlenmesi

İletişimin dinlenmesi, suç şüphesi bulunan kişilerin iletişimlerinin denetlenmesidir. Eğer iletişimin dinlenmesi yasal olmayan bir gerekçeyle yapılırsa veya gerekli izinler alınmadan uygulanırsa, bu durum haksız dinleme olarak kabul edilir. Böyle bir durumda, mağdur kişi, tazminat talep etme hakkına sahip olabilir.

7. Haksız Elektronik Kelepçe Uygulaması

Elektronik kelepçe, bir kişinin ev hapsine alınarak özgürlüğünü kısıtlamak amacıyla kullanılan bir tedbirdir. Eğer elektronik kelepçe yasal dayanağı olmadan takılır veya süresi gereğinden uzun tutulursa, haksız bir özgürlük kısıtlaması söz konusu olur. Bu durumda, mağdur kişi, uygulamanın hukuka aykırı olduğunu belirterek tazminat talep edebilir.

Koruma tedbirleri, suç soruşturması ve kovuşturmasında hakların korunmasını sağlamak amacıyla uygulanır. Ancak bu tedbirlerin hukuka aykırı bir şekilde uygulanması durumunda, mağdur olan kişi devlete karşı tazminat davası açma hakkına sahiptir. Tazminat, kişiye verilen zararların giderilmesi amacıyla talep edilir ve maddi ve manevi zararların karşılanması sağlanır. Mağduriyetin giderilmesi, adaletin sağlanması ve kişinin özgürlüklerinin korunması adına büyük önem taşır.

Haksız Tutuklama, Gözaltı ve El Koyma Nedeniyle Tazminat Davası Açma Süresi (CMK 142/1)

Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK), haksız tutuklama, gözaltı ve el koyma gibi işlemler nedeniyle tazminat davası açma süresi belirli bir zamana bağlıdır. Bu süre, mağdurun haklarının korunması ve adil yargılanma hakkının sağlanması için kritik bir öneme sahiptir. Aşağıda bu tazminat davalarının açılabileceği süreler hakkında detaylı bilgi verilmiştir:

1. Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Davası

Haksız tutuklama nedeniyle tazminat talep edilmesi için dava açma süresi, tutuklamanın hukuka aykırı olduğunun fark edilmesinden itibaren başlar. Tazminat davası, mahkemenin kararının kesinleşmesinden sonra 1 yıl içinde açılmalıdır. Eğer kişi tutuklama nedeniyle maddi veya manevi zarar görmüşse, bu zararın karşılanması amacıyla tazminat talep edilebilir.

2. Haksız Gözaltı Nedeniyle Tazminat Davası

Gözaltı işlemi, keyfi ve hukuka aykırı yapıldığı takdirde, mağdur kişi devlete karşı tazminat davası açabilir. Gözaltı süresi ile ilgili tazminat davası açma süresi, gözaltı işleminin sona ermesinin ardından başlayarak bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre, mağdurun gözaltı süresinde yaşadığı zararlarının tazmin edilmesi için geçerli olan süreyi belirler.

3. Haksız El Koyma Nedeniyle Tazminat Davası

Bir kişinin malvarlığına haksız yere el konulması durumunda, bu kişi el koyma işleminin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek tazminat davası açabilir. El koyma işlemi ile ilgili tazminat talep süresi, el koyma işleminin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde dava açılmalıdır. Eğer el koyma işlemi hukuka aykırı olarak gerçekleştirilmişse, mağdur kişi, devlete karşı maddi ve manevi zararlarının giderilmesini talep edebilir.

Tazminat Davası Süresi Genel Olarak

  • Tazminat davası, haksız tutuklama, gözaltı ve el koyma gibi işlemlerden 1 yıl içinde açılmalıdır. Bu süre, mağdurun hukuka aykırılığı fark etmesinden itibaren başlar.
  • Süre, zararın fark edilmesiyle başlar ve davalar, maddi ve manevi zararların tazmin edilmesi amacıyla açılabilir.
  • Eğer kişi, haksız tutuklama, gözaltı veya el koyma işlemi nedeniyle maddi kayıp ve manevi zarara uğramışsa, bu zararların karşılanması amacıyla tazminat talep edilmelidir.

Haksız tutuklama, gözaltı veya el koyma nedeniyle mağdur olan bir kişi, hukuka aykırı işlemler sonucu maddi ve manevi zararlarını tazmin etmek amacıyla 1 yıl içinde tazminat davası açmalıdır. Bu süre, mağdurun zarara uğraması ve zararın fark edilmesinden itibaren işlemeye başlar. Tazminat talep etme hakkı, mağduriyetin giderilmesi ve kişinin hukuki haklarının korunması açısından oldukça önemlidir.

ceza hukukunda haksız tutuklama ve tazminat hakkı

Ceza Hukukunda Haksız Tutuklama ve Tazminat Hakkı (CMK m.141)

Haksız tutuklama, bir kişinin hukuka aykırı şekilde veya yeterli delil olmadan tutuklanması ve bu tutukluluğun sonrasında hukuka aykırı olduğu yönünde bir karar verilmesi durumudur. Türkiye’de bu tür davalar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 141 ve devamı maddelerine dayanmaktadır. CMK madde 141’e göre, haksız tutuklanan kişiler maddi ve manevi zararlarının giderilmesi için devlet aleyhine tazminat davası açabilirler.

Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Davası Kime Karşı Açılır?

Haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası, tutuklamayı gerçekleştiren kamu görevlileri ve/veya kurumlarına karşı açılabilmektedir. Bu durumda, tazminat davası iki şekilde açılabilir:

  1. Devlete Karşı Tazminat Davası (İdari Sorumluluk): Eğer haksız tutuklama devletin bir görevlisi tarafından yapılmışsa, tazminat davası devlete karşı açılmaktadır. Türk hukukunda, devletin bir kamu görevlisinin işlemi nedeniyle sorumlu olduğu durumlar “İdari Sorumluluk” kapsamında değerlendirilmektedir. Burada kişi, devletin yaptığı haksız tutuklama nedeniyle zarar gördüğünü belirterek devlet aleyhine tazminat talep edebilmektedir.
  2. Kişisel Sorumlulukla Kamu Görevlilerine Karşı Tazminat Davası (Özel Sorumluluk): Haksız tutuklamaya yol açan kamu görevlilerinin, mesleki hatalarından kaynaklı olarak bu kişiler hakkında da tazminat davası açılabilmektedir. Ancak, kamu görevlilerinin kişisel sorumluluğuyla açılacak tazminat davalarında, davanın genellikle idareye karşı açılması gerektiği ve kişisel sorumluluğun istisnai durumlarda söz konusu olduğu unutulmamalıdır.

Mağdur olan kişi, zararlarının karşılanması için ilgili kurum ya da kişiler aleyhine tazminat davası açma hakkına sahiptir.

Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Şartları (CMK m.142)

Öncelikle, Haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası açılabilmesi için bazı hukuki şartların sağlanması gerekmektedir:

  • Tutuklamanın hukuka aykırı olması veya haksız yere gerçekleşmiş olması,
  • Tutuklanan kişinin beraat etmesi veya tutuklamanın hukuka aykırı olduğunun mahkemece tespit edilmesi,
  • Mağdurun maddi veya manevi zarar görmüş olması,
  • Dava açma süresinin geçmemiş olması (Beraat veya tahliye kararının kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde ve her hâlükârda kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır).

Haksız Tutuklama Tazminatı Hesaplama

Haksız tutuklama nedeniyle açılan tazminat davalarında, zarar gören kişi aşağıdaki taleplerde bulunabilmektedir:

  • Tutuklu kaldığı süre boyunca kaybettiği gelirler,
  • Çalışamama nedeniyle uğradığı zararlar,
  • Avukatlık ve mahkeme masrafları,
  • Manevi tazminat (psikolojik, sosyal ve itibari zararlar).

Tazminat miktarı mahkeme tarafından olayın özelliklerine göre belirlenmektedir. Mahkeme, kişinin tutukluluk süresi, maruz kaldığı zararlar ve tutuklamanın etkilerini göz önünde bulundurarak karar verir.

Haksız Tutuklama Sebebiyle Tazminat Nasıl Talep edilir?

Haksız tutuklama nedeniyle tazminat talep eden kişi görevli ve yetkili ağır ceza mahkemesine başvuruda bulunmalıdır. Süreç şu şekilde işler:

  1. Başvuru dilekçesi hazırlanıp ilgili mahkemeye sunulmalıdır.
  2. Mahkeme, davayı inceleyerek kişinin gerçekten haksız yere tutuklanıp tutuklanmadığını değerlendirir.
  3. Eğer haksız tutuklama olduğu tespit edilirse, mağdurun maddi ve manevi zararlarının tazmini için uygun bir miktar belirlenmektedir.
  4. Karara itiraz edilmesi durumunda, Yargıtay süreci devreye girmektedir.

Haksız tutuklama, bireyin özgürlüğüne ciddi bir müdahale olduğu için hukuki olarak önemli sonuçlar doğurur. Mağdur olan kişiler, CMK kapsamında tazminat hakkını kullanarak uğradıkları zararların giderilmesini talep edebilirler. Bu süreçte hukuki destek almak, davanın olumlu sonuçlanması açısından kritik bir öneme sahiptir. Hukuk devletinde birey haklarının korunması adına, haksız tutuklamalarla mücadele edilmesi ve mağdurların zararlarının giderilmesi gerekmektedir.

Haksız Yere Hapis Yatan Kişinin Tazminat Davası

Haksız yere hapis yatan bir kişi, tazminat davası açarak uğradığı zararın karşılanmasını talep edebilmektedir. Öyle ki, Haksız tutuklama sonrasında kişi devlet aleyhine tazminat davası açabilmektedir. Bu dava, beraat kararının ardından açılarak kişinin yaşadığı maddi ve manevi zararları tazmin etmek için bir yasal yoldur. Dava, idari yargıda (İdare Mahkemesi) açılmaktadır. Başvuru süresi 5 yıl ile sınırlıdır. Bu sebeple uğranan zararlar, devletin sorumluluğunda olduğu için kişinin, tazminat alması mümkündür.

Haksız Tutuklama Sonucunda Maddi ve Manevi Tazminat

Haksız tutuklama sonrasında, mağdur olan kişi, hem maddi hem de manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir. Türk hukukunda, haksız yere tutuklanan kişilerin hakları korunarak tazminat alma yolu açık bırakılmıştır. Haksız tutuklama sonrası yapılan işlemler ve başvurulan yollar şu şekildedir:

1. Beraat Kararı ve Tazminat Hakkı

Beraat kararı, bir kişinin suçsuz olduğunu ve suçlamaların doğru olmadığını kanıtlayan yargı kararıdır. Bu karar, haksız bir şekilde suçlanan veya tutuklanan kişilerin, adaletin sağlandığını ve özgürlüklerinin ihlal edilmediğini tesciller. Ancak beraat kararı, yalnızca suçlamalardan aklanmakla kalmaz, aynı zamanda mağdur olan kişiye bir tazminat davası açma hakkı tanır. Haksız tutuklama ve haksız yere suçlama, mağdurun hem maddi hem de manevi zararlar yaşamasına yol açar. Bu nedenle beraat kararı sonrasında mağdur olan kişi, devlet aleyhine tazminat davası açma hakkına sahiptir.

Eğer bir kişi haksız yere tutuklanmışsa ve sonrasında beraat kararı alırsa, bu kişi haksız tutuklama nedeniyle zararlarını tazmin etmek için yasal yollara başvurabilir.

Beraat kararı, kişinin suçsuz olduğunun ve tutuklamanın haksız olduğunun yargı tarafından kabul edildiği anlamına gelir. Bu durumda kişi, devlet aleyhine tazminat davası açma hakkına sahip olur.

2. İdari Tazminat Davası

Haksız tutuklama sonrasında devletin sorumluluğuna dayanarak, kişi idari tazminat davası açabilir. Bu dava İdare Mahkemeleri‘nde görülür.

Bu davada kişi, devletin hatalı işlemleri nedeniyle uğradığı zararları (fiziksel, psikolojik, maddi) talep eder. Örneğin, kaybedilen iş, gelir kaybı, sağlık sorunları gibi zararlar tazmin edilebilir.

3. Maddi ve Manevi Tazminat Talebi

Maddi Tazminat: Kaybedilen gelir, iş kaybı, sağlık giderleri, psikolojik tedavi masrafları gibi zararlar için talep edilebilir.

Manevi Tazminat: Kişinin özgürlüğünü ihlal ettiği için, manevi zararlar (özgürlüğün ihlali, psikolojik travma, toplumda yaşanan olumsuz etkiler) için tazminat talep edilebilir.

4. Ceza Mahkemesinde Başvuru

Haksız tutuklama, ceza soruşturması sırasında yapılmışsa, mağdur kişi ceza mahkemesinde dava açarak ayrı bir karar alabilir. Ceza mahkemesi, tutuklama sürecini ve delilleri değerlendirir ve tutuklamanın haklı olmadığına karar verirse, bu karar kişi için önemli bir temel oluşturur.

Ayrıca, hukuka aykırı tutuklama nedeniyle zarar gören kişi, ceza yargılamasında da talepte bulunabilir. Örneğin, tutuklama sırasındaki hak ihlalleri için ceza davaları sürecinde de zarar talep edilebilmektedir.

5. Yargı Hatalarından Kaynaklı Tazminat

Haksız tutuklamaya yol açan yargı hataları veya hatalı polis işlemleri nedeniyle devlet sorumlu tutulabilir.

Bu tür durumlarda, idari yargı (İdare Mahkemesi) veya kişisel sorumluluk davaları da gündeme gelebilir. Ancak, cezai sorumluluk taşımayan kamu görevlilerine karşı da kişisel tazminat davaları açılabilir.

Haksız Tutuklama Sebebiyle Açılan Tazminat Davasında Başvuru Süresi

Tazminat başvurusu için genellikle 5 yıl içinde başvuru yapılması gerekir. Bu süre, beraat kararının verildiği tarihten itibaren başlar. Başvuru süresi aşıldığında, tazminat davası açmak mümkün olmayabilir.

Haksız Tutuklama Tazminatında Yetkili Mahkeme

Haksız tutuklama nedeniyle tazminat talep etmek amacıyla açılacak davada yetkili mahkeme, Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Türk Medeni Kanunu (TMK) çerçevesinde belirli kurallara tabidir. Bu mahkemeler, tazminat taleplerini kabul edip, davanın sonuçlandırılmasında önemli rol oynar. Aşağıda, haksız tutuklama tazminatında yetkili mahkeme ile ilgili ayrıntılar verilmiştir:

Yetkili Mahkeme

Haksız tutuklama nedeniyle tazminat talep edilen davalarda, yetkili mahkeme, davanın yeri ve niteliği dikkate alınarak belirlenir.

  1. Genel Yetkili Mahkeme:
    • Haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası sulh hukuk mahkemelerinde açılır. Sulh Hukuk Mahkemesi, haksız tutuklama, gözaltı ve benzeri işlemler nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine bakar.
  2. Yer Yetkisi:
    • Tazminat davası, davacının yerleşim yeri mahkemesi veya tutuklamanın gerçekleştirildiği yer mahkemesi olabilir. Yani, mağdur kişi, bulunduğu yerin mahkemesine ya da tutuklamanın yapıldığı yerin mahkemesine başvurabilir.
    • Ancak, haksız tutuklama işlemi ceza infaz kurumunda yapıldıysa, infazın yapıldığı yer mahkemesi de yetkili olabilir.
  3. Özel Durumlar:
    • Haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası, devlete karşı açılacak bir dava olduğu için, davalı taraf Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacaktır. Bu sebeple, devletin yasal temsilcisi olan Adalet Bakanlığı veya ilgili vali de davalı olarak yer alır.
    • Tazminat davası her durumda devlete karşı açılacağından, devlete ait kurumların temsilcisi olan ilgili kamu kurumları da dava tarafıdır.

Haksız tutuklama nedeniyle tazminat talep edilmesi durumunda, davanın açılacağı yetkili mahkeme genellikle sulh hukuk mahkemesi olacaktır. Ancak, davacının yerleşim yeri veya tutuklama işleminin gerçekleştiği yer mahkemesi de yetkili olabilir. Tazminat davası açılmadan önce, mahkemeye başvuru yapılacak yerin doğru belirlenmesi önemlidir. Sonuç olarak;

  • Sulh Hukuk Mahkemeleri, haksız tutuklama, gözaltı veya el koyma gibi işlemler nedeniyle tazminat davalarına bakar.
  • Yerleşim yeri mahkemesi veya tutuklamanın yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.
  • Haksız tutuklama davalarında Türkiye Cumhuriyeti Devleti davalı taraf olarak yer alır.

Haksız Tutuklama Tazminat Zamanaşımı

Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) göre, haksız tutuklama nedeniyle tazminat talep edebilmek için belirli bir zamanaşımı süresi vardır. Bu sürenin geçmesi, mağdurun tazminat talep etme hakkını sona erdirir. Haksız tutuklama tazminatı, tutuklamanın hukuka aykırı olduğu mahkeme tarafından tespit edildikten sonra talep edilebilir. Tazminat davası açma süresi ve zamanaşımı, mağdurun haklarını korumak ve adil yargılanmasını sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.

Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Davası Zamanaşımı Süresi

Haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası açma süresi, tutuklamanın sonlandırılmasından sonra başlar. Bu süre, mahkemenin kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir. Yani, kişi haksız yere tutuklandıysa, tutuklama işlemi sonlandırıldıktan sonra, tutuklamanın hukuka aykırı olduğunu belirleyen mahkeme kararı kesinleştikten sonra, bir yıl içinde tazminat davası açılmalıdır.

Zamanaşımı Süresi ve Hükmün Kesinleşmesi

Haksız tutuklama nedeniyle tazminat talep etmek için, mahkeme kararının kesinleşmiş olması gerekmektedir. Mahkeme, tutuklamanın haksız olduğuna karar verdiyse ve bu karar kesinleşmişse, kişi zararlarını tazmin etmek için tazminat davası açabilir. Zamanaşımı süresi, mahkemenin kesin kararından itibaren işlemeye başlar.

Zamanaşımının Başlangıcı

  • Haksız tutuklama sonrası tazminat davası açma süresi, tutuklama sürecinin sona ermesinin ardından başlar. Bu durumda tutuklama kararının kaldırılması veya serbest bırakılma işlemi, tazminat davası açma sürecinin başlangıcıdır.
  • Haksız tutuklamaya dair kararın kesinleşmesinden sonra, mağdurun tazminat talebini bir yıl içinde mahkemeye başvurması gerekmektedir.

Zamanaşımının Durması veya Uzaması

Zamanaşımı süresi, bazı özel durumlar nedeniyle durabilir veya uzayabilir. Örneğin:

  • Zararın bilinmemesi durumunda, mağdur kişi zararını öğrendiği tarihten itibaren tazminat davası açabilir.
  • Zarar gören kişinin yasal temsilcisinin yokluğu veya kişisel engelleri nedeniyle süre uzayabilir.

Ancak, genel olarak haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası açma süresi bir yıl ile sınırlıdır. Haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası açma süresi, mahkemenin haksız tutuklama kararını kesinleştirmesinin ardından başlar ve bir yıl içinde dava açılması gerekir. Eğer zamanaşımı süresi geçerse, mağdur kişi tazminat talep etme hakkını kaybeder. Bu nedenle, haksız tutuklama mağdurları, haksızlıklarını tespit eden mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde tazminat talep etmelidir.

Haksız Tutuklama Tazminat Süre

Haksız tutuklama nedeniyle tazminat talep etme süresi, Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) göre belirli bir zamana bağlıdır. Tazminat talebi, tutuklamanın hukuka aykırı olduğu ve mağdurun zarar gördüğü durumlarda mümkündür. Bu tazminat talebi için belirli bir süre bulunmaktadır.

Tazminat Talep Etme Süresi

Haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası açma süresi, mahkemenin kararının kesinleşmesinden sonra başlar. Türk Medeni Kanunu ve Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre, bu süre bir yıldır. Yani, eğer bir kişi haksız tutuklanmışsa ve bu tutuklama mahkeme tarafından hukuka aykırı olarak kabul edilip karara bağlanmışsa, kesinleşen karar tarihinden itibaren bir yıl içinde tazminat davası açılabilir.

Zamanaşımı Süresi

  • Haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası, tutuklamanın sona ermesinin ardından ve hukuka aykırılığın mahkeme kararıyla kesinleşmesinden sonra başlar.
  • Zamanaşımı süresi bir yıl ile sınırlıdır ve bu süre, kararın kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlar.

Zamanaşımının Başlangıcı

Haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası açmak için süre, tutuklama kararının kaldırılması ya da kişinin serbest bırakılması ile başlar. Ancak esas itibariyle, tazminat talep etme hakkı, mahkemede tutuklamanın hukuka aykırı olduğunun kesinleşmesiyle başlar.

Haksız tutuklama nedeniyle tazminat talep etme süresi, mahkemenin kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl ile sınırlıdır. Bu süre geçtikten sonra, mağdur kişi tazminat talep etme hakkını kaybeder. Bu nedenle, haksız tutuklama mağdurları, tazminat davası açmak için kesinleşen karar tarihinden itibaren bir yıl içinde başvurmalıdır.

Haksız Tutuklamanın Dava Sonuçları

Kişi devletin sorumluluğunu tespit ederek haksız tutuklama sebebiyle maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Eğer mağdur kişi, tutuklamadan sonra toplumsal prestij kaybı, psikolojik etkiler ve benzeri zararlar yaşamışsa, bunların tazminatı da dava sürecinde talep edilebilir. Tutuklama sürecinde yaşanan maddi zararlar (iş kaybı, tedavi masrafları gibi) ile manevi zararlar (psikolojik travma, özgürlüğün ihlali) devlet aleyhine talep edilen tazminatlar arasında yer almaktadır.

Haksız Tutuklama Tazminat Dilekçesi

Bu dilekçe, İdare Mahkemesi’ne verilecek bir idari tazminat davası için örnektir. Beraat kararı almış olmanız durumunda, davanızı bu şekilde açabilirsiniz. Herhangi bir somut örnek veya daha spesifik talepler için avukat desteği almanız, sürecin doğru işlemesi açısından önemlidir.

T.C. [İlgili İdare Mahkemesinin Adı]

DAVACI:
Adı Soyadı: [Adınızı ve soyadınızı yazın]
T.C. Kimlik No: [T.C. kimlik numaranız]
Adres: [Ev adresiniz]
Telefon: [Telefon numaranız]
E-posta: [E-posta adresiniz]

DAVALI:
T.C. Devleti [Veya İlgili Kurum]
[İlgili Kurum Adı ve Adresi]

KONU:
Tutuklamanın haksız olması nedeniyle tazminat talebi.

AÇIKLAMALAR:

  1. Tutuklamanın Haksız Olduğu ve Mağduriyetim:
    [Haksız tutuklamaya dair detaylı açıklama yapın. Örneğin, hangi tarihlerde tutuklandığınız, hangi suçlamalarla tutuklandığınız, sonrasında beraat ettiğiniz veya suçsuzluğunuzun mahkemece tescil edildiği durumları yazın. Özgürlüğünüzün ihlal edildiğini ve zararlarınızı anlatın.]
  2. Zararlarım ve Tazminat Talebim:
    • Maddi Zararlar: [Örneğin, iş kaybı, gelir kaybı, sağlık giderleri, eğitim gibi maddi zararlar]
    • Manevi Zararlar: [Özgürlüğünüzün ihlal edilmesinin ruhsal etkileri, toplum içindeki itibar kaybı, yaşadığınız psikolojik zorluklar gibi manevi zararlar]
  3. Yasal Dayanaklar ve Tazminat Hakkıları
    • Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesine göre, haksız tutuklama nedeniyle mağdur olan kişi, uğradığı zararların tazminini talep edebilir.
    • Ayrıca, Anayasa’nın 19. maddesinde herkesin kişi hürriyetinin ve güvenliğinin ihlal edilemeyeceği vurgulanmıştır. Benim durumumda, bu hakkım ihlal edilmiştir.
    • Haksız tutuklama nedeniyle, hem maddi hem de manevi tazminat talep ediyorum. [Burada ne kadar tazminat talep ettiğinizi belirtebilirsiniz.]
  4. Deliller:
    • [Tutuklama ile ilgili belgeler (tutuklama kararları, beraat kararı, savcılık dosyasından alıntılar gibi)]
    • [Psikolojik değerlendirme raporları, tedavi masraflarını gösteren belgeler, maddi zararlarınızla ilgili belgeler]

HUKUKİ NEDENLER:

  • Türk Ceza Kanunu (TCK) 141. madde
  • Anayasa’nın 19. maddesi
  • İdari Yargılama Usulü Kanunu ve ilgili diğer mevzuatlar

SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,tutuklamanın haksız olması nedeniyle uğradığım maddi ve manevi zararların tazmin edilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

Tarih: [Dilekçe yazma tarihi]
Davacı İmzası:
[İmzanız]

Haksız Tutuklama Tazminat İstinaf Dilekçesi

Aşağıda, haksız tutuklama nedeniyle verilen tazminat kararına karşı yapılacak istinaf başvurusu için örnek bir dilekçe sunulmuştur. Bu dilekçe, mahkeme kararına itiraz edilerek, dosyanın bir üst mahkemeye taşınmasını ve kararın yeniden değerlendirilmesini talep etmek amacıyla kullanılabilir.

T.C. [İLGİLİ MAHKEME]

[Mahkemenin Adı] Mahkemesi Başkanlığı’na

İSTİNAF BAŞVURUSU

Davacı:
Adı: [Adınız ve Soyadınız]
T.C. Kimlik No: [Kimlik No]
Adres: [Adres]
Telefon: [Telefon Numaranız]
Vekil: [Vekilinizin Adı Soyadı] (Var ise, vekilin bilgileri)

Davalı:
Adı: Türkiye Cumhuriyeti Devleti (Adalet Bakanlığı veya ilgili kamu kurumu)
Adres: [Adres]

Konu: Haksız tutuklama nedeniyle tazminat talebinin reddine ilişkin verilen [Tarih] tarihli kararın istinaf edilerek bozulması talebidir.

Açıklamalar:

  1. Davacı, [tutuklama tarihi] tarihinde tutuklanmış olup, yapılan tutuklamanın hukuka aykırı olduğu ve haksız olduğu mahkeme tarafından tespit edilmiştir. Ancak, ilgili yerel mahkeme, haksız tutuklama nedeniyle talep edilen tazminat başvurusunu reddetmiştir.
  2. Yerel mahkeme kararı, haksız tutuklama nedeniyle uğradığım maddi ve manevi zararı göz önünde bulundurmamış ve hatalı bir değerlendirme yapmıştır. Tutanaklar ve deliller ışığında, tutuklamanın hukuka aykırı olduğu net bir şekilde anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mahkemenin verdiği kararın bozulması gerektiği düşüncesindeyim.
  3. Mahkeme tarafından yapılan tazminat hesaplaması da yetersiz olup, uğramış olduğum zararların tam olarak tazmin edilmediği görülmektedir. Tutuklama süresi boyunca yaşadığım psikolojik sıkıntılar ve maddi kayıplar göz önünde bulundurularak, verilen tazminat miktarının artırılması gerekmektedir.
  4. İstinaf başvurusu yaparak, yerel mahkemenin verdiği kararın kaldırılmasını ve dosyanın tekrar incelenerek adil bir tazminat kararı verilmesini talep ediyorum.

Sonuç ve Talep:

Yukarıda arz ettiğim nedenlerle, [Mahkeme Adı] Mahkemesi’nin [tarih] tarihli kararının kaldırılmasını ve davaya ilişkin yeniden bir değerlendirme yapılmasını talep ediyorum. Ayrıca, haksız tutuklama nedeniyle uğradığım zararın tam olarak karşılanabilmesi için yeni bir tazminat kararı verilmesini talep ediyorum.

Başvuruma ilişkin olumlu karar verilmesini talep ederim.

Saygılarımla,

[Adınız Soyadınız]

Tarih: [Tarih]

Ekler:

  1. [Yerel mahkeme kararının örneği]
  2. [Tutuklama işlemi ile ilgili belgeler, polis raporları vb.]
  3. [Zararlarınızı kanıtlayan belgeler (maddi kayıplar, tıbbi raporlar vb.)]
  4. [Vekaletname (varsa)]

Not: Bu dilekçe örneği, genel bir çerçeve sunmaktadır ve sizin özel durumunuza göre özelleştirilebilir. Dilekçenizi hazırlarken, avukatınızdan destek almanız ve somut delillerle desteklemeniz önemlidir.

Av. Aslı Arslantaş